Gardner’in ‘Çoklu Zeka Kuramı’ ışığında eğitim

Gardner’in ‘Çoklu Zeka Kuramı’ ışığında eğitim

H. Serhan Sarıkaya,

Dr. Öğretim Üyesi, Artvin Çoruh Üniversitesi Eğitim Fakültesi

Gardner’in 1983 yılında geliştirdiği “Çoklu Zeka Kuramı” ile birlikte ezberci, matematik ve sözel ağırlıklı bir eğitim sistemi yerine öğrenciler arasındaki bireysel ve zihinsel farklılıklara göre eğitim sisteminin düzenlenmesi düşüncesini de beraberinde getirmiştir. Gardner ile birlikte “Çoklu Zeka Kuramı” ile sadece matematik ve sözel zekayı hesaba katan klasik zeka anlayışı ve tanımı da tarihe karışmıştır. Zekanın sekiz farklı zeka çeşidi olduğunu belirten Gardner, müzikte, sporda, dansta, iletişimde, doğada, resimde kendini gösterenlerin, kendini iyi tanıyanların da zeki olduğunu vurgulamıştır.Yine bu zeka çeşitlerine başkalarının da eklenebileceğini belirten Gardner her bireyin içinde barındırdığı bu zeka çeşitlerinin oluşturduğu farklı kombinasyonlarla yaşamı yorumladığını belirtmektedir.

Çoklu zeka kuramına göre bireyin kalıtımla getirdiği zeka kapasitesi iyileştirilebilir, geliştirilebilir bir durumdadır. Zeka denilen olgu bir performansta, bir üründe ya da problem çözme sürecinde ortaya çıktığından onun sayısal olarak hesaplanması da sağlıklı değildir. Zeka denilen olgu salt matematik ve dil becerisine indirgenemeyecek bir çeşitlilik, çoğulluk göstermektedir. Zeka olgusu gerçek yaşam durumlarına getirilen çözümlerde ortaya çıkması nedeni ile gerçek yaşam durumlarından da soyutlanamaz. Çoklu zeka kuramına göre pedagogların görevi öğrencilerin sahip oldukları doğal potansiyelleri anlamak ve onları potansiyellerini geliştirecek yol ve yöntemlerle eğitmektir.

Çoklu zeka kuramının eğitim süreçlerine çok farklı biçimlerde yansıdığı görülmektedir. Çoklu zeka kuramına göre ders işlemenin en iyi yolu, öğretilecek konunun kazanımlar doğrultusunda bir zekadan diğerine nasıl uyarlanabileceğini belirlemektir. Sözel olarak ifade edilen sembollerin diğer zeka türleri ile ilişkilendirilerek verilmesi öğrencinin bu süreçte aktif olması sağlanmalıdır. Çoklu zeka kuramının temel iddialarından biri her bireyin farklı derecelerde, çeşitli zekalardan oluşan bir kombinasyona sahip olduğudur. Bu bilgiler doğrultusunda okullara uygulayacakları eğitim programları konusunda daha fazla özerklik verilmesi, işbirliğine dayalı, tüm zeka çeşitlerini içine alan etkinlik alanlarına hitap edebilen eğitim yöntemlerinin kullanılması yerinde olacaktır. Aktif öğretim yöntemleri öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının çoklu zeka kuramını kavrama ve uygulama pratikleri açısından da önemli fırsatlar sunmaktadır. R. H. Reeves’in Hayvanlar Okulu adlı öyküsü, eğitim sistemi içindeki“standartlaştırma” ile farklı bireylerin nasıl heba edildiğini anlatan güzel bir örnektir.

HAYVANLAR OKULU

“Hayvanlar vaktiyle yeni Dünyanın problemlerini çözmek için kahramanca bir şeyler yapmaları gerektiğine karar verirler. Bu nedenle bir okul açarlar. Koşma, tırmanma, uçma ve yüzmeden oluşan bir faaliyet programı hazırladılar. Uygulamayı kolaylaştırmak için bütün hayvanlara programdaki bütün dersleri verdiler.

Ördek yüzmede çok ustadır hatta öğretmeninden de usta. Uçma dersinde iyi notlar alır ama koşma konusunda çok beceriksizdir. Koşmadan düşük not aldığı için derslerden sonra okulda kalması gerekli olur. Ayrıca koşma alıştırmaları yapmak için yüzmeyi de bir tarafa bırakmıştır. Bunu perdeli ayakları iyice yıpranıncaya kadar yapar. Yüzmeden de orta not alır ama okulda orta notlar da kabul görüyordur. Bu nedenle duruma ördekten başka üzülen olmaz. Tavşan önceleri koşmada sınıf birincisidir ama yüzme konusunda durumunu telafi etmesi için çok çalışması gerektiğinden bunalım geçirir. Sincap tırmanmada çok mükemmeldir. Ama sonra uçma dersinde düş kırıklığına uğrar; çünkü öğretmen onu ağaç tepesinde değil de yerden yukarı uçması için zorlar. Ayrıca sincap kendisini fazla zorladığı için kaslarına kramp girmeye başlar ve tırmanmada C koşmada D notunu alır. Kartal sorunlu bir öğrencidir ve onu sert bir biçimde disipline sokmaları gerekir. Tırmanma dersinde diğer öğrencilerin hepsinden önce ağacın tepesine erişebilmektedir. Ama oraya çıkmak için kendi yöntemlerini kullanmakta ısrar etmektedir. Yılın sonunda olağanüstü bir biçimde yüzen ve ayrıca koşabilen, tırmanan biraz da uçabilen anormal bir yılanbalığının notları diğer öğrencilerin notlarını geçer ve mezuniyet günü sınıf birincisi olarak veda konuşmasını yapar.”

GARDNER’IN SEKİZ ÇOKLU ZEKA ALANI

Sözel/Dilbilimsel Zeka:

Dil zekası bir bireyin kendi anadilini ya da başka bir dili işlevsel olarak kullanabilmesidir. Birey dili yazılı ve sözlü olarak etkili bir şekilde kullanabilmesi sayesinde bireyler ile iletişime ve etkileşime girerek onları rahatlıkla etkileyebilir ve yönlendirebilir. Sözü edilen zeka türü, dili bir bakıma ustalıkla kullanma becerisidir. Örneğin yazarlar, şairler, hatipler, avukatlar, politikacılar dil zekasına sahip insanlardır. Bu tür zekaya sahip insanlar söyleyerek, duyarak ve görerek öğrenirler. İkna yetenekleri yüksektir. Konuşmayı severler.

Bu zekaya uygun olarak eğitimi düzenlerken öğretmenin yapabileceği etkinlikler öğrencilerin tartışma ortamına sokulması, onlara sürekli söz hakkı vererek kendilerini rahatça ifade etme olanaklarının sağlanmasıdır. Öğrenciler öğrenimleri boyunca kendilerini ifade edebilirlerse, gelecek yaşamlarında kendi yetenekleri ile ilgili alanda bir meslek sahibi olabilirler.

Mantıksal/Matematiksel Zeka:

Mantıksak matematiksel zekasayıları etkili kullanabilme, neden-sonuç ilişkisi kurabilme ve soyut düşünebilme kapasitesidir. Mantıksal düşünenler sınıflayarak, sıralayarak ve soyutlayarak öğrenmektedirler. Matematikçiler, muhasebeciler, bilgisayarcılar, mühendisler mantıksal zekaya sahip insanlardır. Bu tür zekası baskın olan öğrencilerformüllerle ve hesap işleri ile uğraşmayı severler. Bu tür öğrencilere uygun alıştırmalar verilerek sürekli eğitim etkinliği içinde tutulmaları, açık uçlu problemler sorulması doğru bir yaklaşım olacaktır.

Görsel/Uzamsal Zeka:

Görsel uzamsal zeka üç boyutlu düşünerek boşlukları zihinde canlandırabilme yeteneğidir. Bir bakıma dış dünyayı algılayıp tekrar canlandırabilme becerisidir. Ressamlar, mimarlar, pilotlar, denizciler bu tür zekaya sahip insanlar olarak kabul edilir. Görsel düşünebilme ve algılayabilme en önemli yetileri arasındadır. Bu öğrencilerin öğretim sürecinde görselliğe ağırlık verilmeli, slayt, film, afiş, poster, model, bilgisayar, projeksiyon gibi araçlar kullanarak öğretim yöntemi şekillendirilmelidir.

Müzikal Ritmik Zeka:

Müzikal ritmik zeka, müziği, ritmi algılayabilme ve tekrar gösterebilme yeteneğidir. Bu tür zekaya sahip insanlar özellikle müzik alanında ve dil öğrenmede çok ustadırlar. Şarkıcılar, besteciler ve müzisyenler ritmik zekaya sahip insanlardır. Şarkıların ritimlerini yakalayabilme ve tekrar yaratabilme becerileri yüksektir. Eğitim sürecinde nitelikli şarkılar dinletmek, bazı derslerde müziği fon olarak kullanmak, müziği sevdirmek gibi etkinlikler uygulamak öğretim sürecini zevkli hale getirebileceği gibi öğrencilerin müzik zekasının gelişmesine de katkı sunacaktır.

Bedensel/KinestetikZeka:

Bedensel zeka ,Bireyin kendini gerçekleştirirken bedenini kullanabilme becerisi anlamına gelmektedir. Kısaca beyin ile beden arasındaki uyumun sağlanarak vücudun organlarının eşgüdüm içinde çalıştırılma becerisidir. Bu tür zekaya sahip insanlar dokunarak, yaparak yaşayarak öğrenmeyi tercih ederler. Sporcular, aktörler, mimarlar kinestetik zekaya sahip insanlar olarak görülürler. Öğretim sürecinde öğretmen öğrencilerin bedensel becerilerini yaratıcı olarak kullanabilmelerini sağlayacak etkinlikler düzenlemelidir. Öğrenciler bu yönde teşvik edilmelidir. Beden dersinde beden hareketli oyunlar, Türkçe ve diğer derslerde drama, rol oynama, dramatizasyon, doğaçlama gibi etkinlikler yapılabilir.

Sosyal Zeka:

Sosyal zeka bireyler ile ilişki kurabilme onları anlayabilme yeteneğidir. Çevresindeki insanların duygularını, beklentilerini, ihtiyaçlarını algılayabilme becerisidir. Bu tür zekaya sahip insanlar paylaşmayı ve işbirliğini severler. Örneğin psikologlar, öğretmenler, siyasetçiler, aktörler bu tür zekaya sahip insanlardır. Sosyal zeka Sınıf ortamında çok işlevli olarak kullanılacak bir zeka türüdür. Özellikle küme çalışmalarında, işbirliği dayalı etkinliklerde,bir çok derste etkili olarak kullanılabilir.

İçsel Zeka:

İçsel zeka bireyin kendini tanıması ve analiz edebilme becerisidir. Birey kendini tanıyarak yaşamını yönlendirebilir. Kişisel becerilerini tanıyarak amaçlarına ulaşabilir. Bu tür zekaya sahip insanlar kendilerine güvenli ve disiplinlidirler. Psikologlar, sanatçılar, teologlar ve filozoflar bu tür zekaya sahip kişilerdir. İçsel zeka bireysel çalışmalarda ön plana çıkan bir etkinlik türüdür. Öğretmen, öğrencilerin kendilerine güven geliştirmesinde, bireysel yeteneklerini fark etmelerinde, yaratıcılıklarını ortaya çıkarmalarında içsel zekadan yararlanabilir. Sınıf içinde bireysel etkinlik, programlı öğretim, bilgisayar destekli öğretim, proje yöntemlerini uygulayarak bu tür zekanın gelişmesini sağlayabilir.

Doğa Zekası:

Gardner buzeka türünü sonradan ortaya atmıştır. Çevreye ve doğal kaynaklara ilgisi olan insanlar, bu zeka türü baskındır. Bu tür bireyler bitkileri, hayvanları ve doğayı çok severler. Bu nedenle araştırmayı, gözlem yapmayı ve incelemeyi işlevsel olarak kullanarak yeni bir şeyler üretebilirler. Biyologlar, jeologlar, arkeologlar, çiçekçiler bu tür zekaya sahip insanlardır. Öğretmen öğrencileri sınıf ortamından çıkararak doğada ders yapabilir. Öğrencilerin yakın çevreye gezi gözlem yapmalarını sağlayarak burada yaşadıkları deneyimleri ve kazandıkları tecrübeleri daha sonra derslerde yazılı ve sözlü olarak ifade etmelerini sağlayabilir. Böylece öğrenciler çevrelerine olan ilgileri artacak sınıf ortamından farklı bir ortamda eğlenerek katılarak ve zevk alarak ilgi ve yeteneklerini geliştirebilirler.

Zeka Alanlarını Ekleyen Etmenler

Her bireyde farklı korelasyon içinde yer alan bu sekiz zeka alanının bireylerde gelişimi nasıl olmaktadır. Bu alanları etkileyen etmenler nelerdir diye konuyu irdeleyecek olursak Bümen(2002) bu konuyu beş ayrı noktada ele almaktadır. Bunlardan ilki kaynaklara ulaşım şansıdır.Örneğin aile fakirse ve keman, piyano gibi müzikal zekâyı geliştirecek enstrümanlar yoksa bu zekânın güçlenmesi ya da açığa çıkması zorlaşacaktır.Zeka alanlarının gelişimini etkileyen ikinci ise tarihsel- kültürel etkenlerdir. Okulda matematik ve fen bilgisine dayalı programlar varsa ve bunlar önemseniyorsa, mantık, matematik zekâsı olanlar başarılı olacak, diğer zeka alanlarına sahip olan öğrenciler ise baskın alanlarını geliştirme olanağı bulamayacaklardır. Bir alanda “Standartlaşma” birçok yeteneğin körelmesine ve görülmemesine neden olacaktır. Zeka alanlarını etkileyen üçüncü etmen de Coğrafi etmenlerdir. Köyde yetişmiş bir çocuğu, apartmanda büyümüş bir çocuğa oranla, bedensel ve doğacı zekâlarını daha çok geliştime olanağı olacaktır.Dördüncü olarak sosyal ailesel etkenler de zeka alanlarının gelişiminde belirleyici olmaktadır. Ressam olmak isteyen bir çocuğun ailesi onun avukat olmasını istiyorsa çocuğun dil zekâsı desteklenecek, görsel işitsel alan ihmal edilebilecektir. Bir diğer etken ise içinde bulunulan durumla ilgilidir. Kalabalık bir ailede büyümüş ve kalabalık bir ailede yaşayan bireyler doğalarında sosyallik olmadıkça, kendilerini geliştirmek için daha az zamana sahip olmak durumundadır (Bümen,2002:8-9).

Çoklu Zekâ Kuramının İlkeleri

Çoklu zeka kuramını anlamak onun ilkelerini dikkatle göz geçirmeyi de gerektirmektedir.

1.İnsanlar çok farklı zekâ türlerine sahiptir.
2. Zekâ; bireyi sınıflandırmak amacıyla değil, tanımak amacıyla belirlenir.
3. Her insanın aktif olarak kullandığı zekâları ile özel bir karışımı (zeka profili) vardır. 
4. Zekâlar her insanda farklı bir gelişim sürecine sahiptir.
5. Bütün zekâlar dinamiktir.
6. İnsandaki zekâlar tanımlanabilir ve geliştirilebilir.
7. Her insan kendi zekâsını geliştirme ve tanıma fırsatına sahiptir.
8. Her bir zekânın gelişimi kendi içinde değerlendirilmelidir.
9. Her bir zekâ hafıza, dikkat, algı ve problem çözme açısından faklı bir sisteme sahiptir.
10. Bir zekânın kullanımı esnasında diğer zekâlardan da faydalanılabilir.
11. Kişisel altyapı, kültür, kalıtım, inançlar zekâların gelişimi üzerinde etkiye sahiptir.
12. Bütün zekâlar, insanın kendini gerçekleştirmesi yolunda farklı ve özel kaynaklardır.
13. İnsan gelişimini değerlendiren tüm bilimsel teoriler çoklu zekâ teorisini desteklemektedir.
14. Şu anda bilinen zekâ türlerinden daha farklı zekâlar da olabilir.
Yaşamda hiçbir aktivite tek bir zekâ bölümü içermemektedir. Yapılan basit işlerde bile farklı zekâ bölümlerini birlikte kullanılmaktadır(Yavuz, 2003:17).

Öğrencide Çoklu Zekâ Alanları Nasıl Belirlenebilir ?

Çoklu zeka kuramı için önemli bir sorudur. Öğrencinin zeka alanlarının belirlenmesinde en sağlıklı yol değerlendirmelerin sağlıklı bir gözlem süreci içinde ürünler ve begeler üzerinden yapılmasıdır. Bu konuda öğretmenlere değişik yollar önerilmektedir. 
1- Öğrencileri gözlemek :
• Olumlu davranışları gözlemek
• Olumsuz davranışları gözlemek
• Öğrenciyi boş zamanlarında gözlemek

2- Belgeler toplamak:
• Öğrencilere ait ürünleri toplamak
• Öğrenci etkinliklerinin belgelenmesi, kayda alınması

3- Okul kayıtlarının incelenmesi:
• Derslerden alınan notların incelenmesi
• Öğrenci hakkında diğer öğretmenlerin yazdığı raporların incelenmesi

4- Diğer öğretmenlerle iletişime girmek

5- Velilerle görüşmek

6- Öğrencilere sormak (Saban,2002:36).

Çoklu Zekâ Kuramının Öğrenmeye Faydası

Gardner, eğitimsel uygulamalar konusunda belirli bir model önermemektedir. Ancak ona göre çoklu zekâ kuramı eğitime iki önemli yarar sağlamaktadır: 
1- Öğrencileri istendik durumlara getirebilmek için eğitim programlarını planlamamıza imkan verir. (Örneğin, müzisyen, bilim adamı yetiştirmek gibi) 
2- Farklı disiplinlerde önemli kuram ve konuları öğrenmeye çalışan daha fazla sayıda öğrenciye ulaşmamızı sağlar. Öğrencilere bu zekâ alanları kullanılarak eğitim verilirse öğrenme daha kolay gerçekleşir (Bümen,2002:22-23). 

Kuramın Uygulamalarında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar 

– Öğretmenler bütün zekalara eşit derecede önem vermelidir.
– Öğretmenler materyal sunumunda tüm zeka alanlarını geliştirici ya da tüm zekâ alanlarını kullanmaya yönelik etkinlikler hazırlamalıdır.
– Etkinlikler herkesin sınıfa farklı zeka alanları ile geldikleri dikkate alınarakdüzenlenmelidir(Talu,1999:164-172)


Çoklu Zekâ Alanlarına Göre Öğretimin Düzenlenmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Dört Ana Temel İlke 
1. Zekânın Ayaklandırılması
Zekânın her biri bizim beş duyu organımızla ilişkilidir. Öğretmen, hangi zekâ ile öğretmeye başlayacaksa, bu zekâ alanına ilişkin olarak dersin başında beyin jimnastiği çalışmalarına yer vermelidir.
2. Zekâyı Güçlendirmek
Ayaklandırılmış, yani etkin hâle getirilmiş olan zekâ düzenli olarak kullanılarak beslenmelidir.
3. Zekâyı Öğretimde Kullanmak
Bir dersin içeriğinin öğrencilerin sahip olduğu farklı zekâlara uygun olarak uygulanması sürecidir.
4. Zekânın Transferi
Geliştirilen zekânın günlük hayatta problemleri çözmeye yardımcı olmasıdır (Küçükahmet, 2001: 35).

Çoklu Zeka Alanları İle Ders Planlama

1. Özel bir hedef ya da konu belirlenmesi.
2. Anahtar (Çoklu Zeka Kuramı) sorularının sorulması 
3. Olasılıkların düşünülmesi: Sorulan sorular dikkate alınarak sınıfta hangi yöntem, teknik ve materyallerin kullanılabileceği düşünülür.
4. Beyin fırtınası: Çoklu zekâ planlama sayfaları, kullanılacak her bir zekâ için kullanılabilecek öğretim yaklaşımları, beyin fırtınası kuralınca akla gelen her şey yazılarak listelenir.
5. Uygun faaliyetlerin seçilmesi: Planlama sayfası tamamlandığında eğitim hedefi ne en uygun yaklaşımlar daire içine alınarak seçilir.
6. Aşamalı sıralı ders planlarının hazırlanması: Seçilen yaklaşımlar kullanılarak hedefle ilgili ders ya da ünite planı düzenlenir.
7. Planın uygulanması: Gerekli materyaller hazırlandıktan sonra plan uygulanır. Uygulama sırasında olabilecek değişikliklere göre gerekli düzenlemeler yapılır (Demirel, 2014:146).


Çoklu Zeka Alanlarına dönük Öğretim İçin Uygulama Modelleri 
Her okul, her öğretmen bu kuramı kendi sistemi içinde uygulamalıdır. Doğru ya da yanlış uygulama yoktur. Önemli olan, okulların, öğretmenlerin içinde bulundukları şartları, sınıfların fiziki konumlarını, okul felsefelerini ve yaşadıkları toplumun özelliklerini dikkate alarak teoriyi uygulamaya hazırlanmalarıdır. Her okul veya her öğretmen tarafından farklı bir uygulama modeli seçilebilir veya karma bir uygulama modeli kullanılabilir. Buna karar verecek olan uygulayıcı eğitimcilerdir. Çoklu zeka kuramının uygulandığı eğitim kurumlarında hemen her yer öğrenme alanı olarak kullanılabilir. Kütüphaneler, koridorlar, okul bahçeleri, laboratuarlar vb. her yer öğrenmek için bir ortamdır. 

Örnek Sınıf Modelleri:

Model 1:Bütün sınıfın aynı anda tek bir zeka alanıyla ilgili bir çalışma yapması. 
Öğretmenler çoklu zeka öğretim araçları ile hazırladıkları planlarını sınıflarındaki bütün öğrencilere uygulayabilirler. Örneğin hazırlanan bir proje çalışmasına bütün öğrenciler katılabilir, hazırlanan bir çalışma kağıdı bütün sınıfa aynı anda uygulanabilir veya bütün sınıf aynı anda bir akıl haritası hazırlayabilirler. 
Model 2:Öğrenme merkezlerinin oluşturulması. 
Öğrenme merkezlerinin hazırlanmasında asıl çıkış noktası, sınıf içindeki öğrencilerin farklı zeka bölümlerini aktif olarak kullanmalarıdır. Bunun sonucu olarak aynı zeka alanını yoğun olarak kullanan öğrenciler bir araya getirilir ve o zeka alanıyla ilgili hazırlanmış olan materyal onlara verilir. Gruplar oluştururken öğrenciler etkinliklerini kendileride seçebilir. Aynı özelliklere sahip öğrencilerin bir arada olmasıyla grubun çalışması kolaylaşır. Her öğrenci zevk aldığı yolla konuyu öğrenir. Sınıf içinde zengin bir öğrenme ortamı hazırlanır. Dersin sonunda farklı öğretim araçları ile hazırlanan çalışmalar bütün öğrencilere sergilenir. Dersin sonunda yapılan bu çalışma eksik öğrenmeleri de pekiştirir. Yani bir konu birçok açıdan ele alınmış ve öğrenilmiş olur. Model 2’ nin uygulanmasında sınıfın fiziki ortamı çok önemlidir. Yapılan merkez çalışmalarının sayısına öğretmen karar verir. Bazen 3 zeka alanına göre merkez oluşturulurken, bazen 7 merkez oluşturulabilir ve çalışmalar yürütülebilir. Öğretmen bu merkezleri belirlerken; konunun özelliği, dersin özelliği, sınıfın fiziki şartları ve öğrenci sayısı gibi değişkenleri dikkate almalıdır. 
Model 3:Merkez çalışmalarına haftada bir kez yer verme. 
Diğer derslerde konu anlatımına öğretmen farklı etkinliklerle devam eder, haftada bir kez konu merkez çalışması modeliyle işlenir. 
Model 4: Her hafta bir zeka bölümüne yönelik etkinlikler uygulama. 
Bir hafta konuların anlatım sürecinde yoğunlukla görsel zeka etkinliklerine ve bu zeka bölümü ile ilgili ödevlere yer verilir. Bir başka hafta da Matematiksel zeka çalışmaları sınıflarda yoğun olarak işlenir. Model 4’ü uygulamanın avantajları da dezavantajları da vardır. Öğrenciler aynı tür etkinliklerden sıkılabilirler. Bir zeka bölümüne ancak 6-7 haftada birsıra gelebilir. (Kıldan,2004:6). 

Çoklu Zekaya Göre Sınıf Ortamı

A Geçici Etkinlik Merkezi 
Bu merkezler gerektiğinde öğretmen tarafından çabucak bir şekilde oluşturulabilecek sınıftaki geçici etkinlik alanlarıdır. Bu tür merkezler, basit olarak, her biri belli bir zeka alanını temsil eden sekiz masanın sınıfın farklı bölümlerine dağıtılması ile oluşturulabilir. Her masanın üzerine öğrencilerin söz konusu zeka alanına ilişkin kullanabilecekleri çeşitli materyaller yerleştirilir. Öğrencilerin birlikte bu materyallerle çalışmaları sağlanır ve ders sonunda yaptıkları çalışmalar sınıfa sunulur. 
B Kalıcı Etkinlik Merkezi 
Kalıcı etkinlik merkezleri genellikle bir yıl boyu süren sınıf içindeki kalıcı bölgelerdir. Çeşitli materyallerle donatılmış her merkez, yıl boyu değiştirilmeden sınıfın belli bir bölümünde sabit olarak yer alır. İşlenen temaya ilişkin alt konular aylık veya haftalık olarak farklılaştıkça da, öğrencilerin bu merkezlerde gerçekleştirdikleri aktiviteler de değişmektedir. Özellikle model 2 uygulanacaksa kalıcı etkinlik merkezlerine ihtiyaç vardır. 

Zeka Alanlarına Uygun Etkinlikler 

Her zeka alanına ilişkin yapılabilecek öğretim etkinlikleri bulunmaktadır: 

Sözel Dilsel Zeka
Tartışma, öykü oluşturma, rol oynama, dramatizasyon, yaratıcı drama etkinlikleri, gazete veya dergi hazırlama 
Mantıksal Matematiksel Zeka
Problem Çözme etkinlikleri oluşturma, düşünmeye dayalı sorular üzerinde çalışma, matematiksel problemler üretme, diyafram ve grafikler hazırlama, bulmaca hazırlama 
Görsel-Uzamsal Zeka
Afiş hazırlama, kart oyunları hazırlama, fotoğraf albümleri oluşturma, harita, grafik ve kartlar kullanma, posterler oluşturma 
Sosyal Zeka
Grup çalışmaları, proje hazırlama, liderlik yapma, grup bireyleri arasında eşgüdüm sağlama. 
Öze Dönük(İçsel) Zeka
Günlük hazırlama, kendini değerlendirme çalışmaları,özsel eleştiri, duyguları tanımlama çalışmaları, bireyse çalışmalar, öğrendiklerini kendi cümleleri ile ifade etme çalışmaları(makale, şiir, öykü) 
Bedensel Zeka
Dans etkinlikleri hazırlama, devinimsel etkinlikler hazırlama, eğitsel oyunlar hazırlama, rol yapma ve rol oynama, yaratıcı drama etkinlikleri 
Doğa Zekası
Araştırmalar yapma, alan gezileri yapma, doğa incelemeleri yapma, gözlemler yapma, deneyler yapma 
Müzikal Zeka
Şarkılar hazırlama, müzik dinleme, beste yapma, müzik aleti çalma, ritm çalışmaları yapma, şarkı sözü yazma(Aykaç, 2014:123). 

(Gardner’dan önceki klasik eğitim anlayışına örnek bir karikatür)  


Çoklu Zeka ile ilgili ders planlaması yapacak olan öğretmen aşağıdaki soruları dersin hedefine yönelik olarak sormalıdır. 


ÇOKLU ZEKA DERS PLANLAMA SORULARI
(Armstrong,1994) 


 
KAYNAKÇA
Aykaç, Necdet.(2014). Öğretim İlke ve Yöntemleri. 2. Baskı.Pegem Yayıncılık. Ankara.
Bümen, Nilay. (2002). Okulda Çoklu Zekâ Kuramı.Pegem Yayıncılık, Ankara. 
Demirel, Özcan. (2014). Öğretim İlke ve Yöntemleri Öğretme Sanatı. 20. Baskı. PegemYayıncılık Ankara.
Kıldan, A.Oğuzhan. (2004). Çoklu Zeka Kuramı Ve Sınıflarda Uygulanması. Eğitim ve Toplam Kalite Yönetimi Bülteni, Kastamonu M.E.M.
Özden, Yüksel. (2003). Öğrenme ve Öğretme.Pegem Yayıncılık. Ankara. 
Saban, Ahmet.(2002).Çoklu Zeka Teorisi ve Eğitimi. Nobel Yayıncılık. Ankara.
Selçuk Ziya.Kayılı Hüseyin, Okut Levent. (2003). Çoklu Zeka Uygulamaları. Nobel Yay. Ankara.
Talu,Nilay. (1999). Çoklu Zeka Kuramı ve Eğitime Yansımaları. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. Sayı:15,164-172, Ankara.
Yavuz, Kudret Eren. (2003). Eğitim Öğretimde Çoklu Zeka Teorisi ve Uygulamaları.Ceceli Yayınları. Ankara

Bir cevap yazın

KAPAT
Call Now ButtonARAMAK İÇİN DOKUNUN